Manifesto, toplumsal bir hareketin duyurulması, savların belirtilmesi üzerine kurulan bir akımın, bir hareketin oluşunu bildiren yazı anlamına gelmektedir.
Bayram tatili sonrasında İstanbul eski formuna yeniden kavuşmaya hazırlanırken bu yazın Manifesto’sunu gözden geçirelim. Ancak bunun için önerim size eşlik edecek kırmızı bir Vespa’nızın da olması ... ![]() Park Şamdan&The Bar Mekanla ilgili en son duyduğum övgü dolu sözler bundan birkaç hafta önce Dice Kayek’in Paris Coutre Week davetine katıldığımda masada konuşuluyordu. Ayşe ve Ece Kayek’in Bursa’dan eski dostları Levent Kızıl bize mekandan öyle bahsetti ki, bayram tatilini İstanbul’da geçirmeye karar verince nihayet burayı deneyimleme fırsatı bulabildim. Daha önce aynı yerde birkaç farklı konsept denenmişti, ancak Park Şamdan&The Bar’ın konsepti buraya o kadar güzel oturmuş ki, umarım iş birliği kalıcı olur. Mekanın hem yemekleri, hem de dekorasyonu göz dolduruyor. Yemek öncesi yada sonrası için düzenlenmiş lounge kısmı da oldukça keyifli… Lucca Birçok kişinin tercihinin aksine önerim Lucca’da sabahı yaşamak… Hem kahvaltı menüsü oldukça sağlıklı, hemde keyifli… Şayet Pazar günleri tercih ederseniz açık büfeye katılabilir, barın üzerine kurulan uzun büfeden yine birbirinden güzel seçimleri tadabilirsiniz. Normalde açık büfe tercih etmeyen biri olarak Lucca’nın brunch’ını beğeneceğinize eminim. ![]() Medusa Şayet niyetiniz tanıdık yüzlerden biraz uzaklaşıp, kendinizi turist gibi hissetmek, ancak bir de üzerine doğru dürüst servis almaksa, yönünüzü Sultanahmet’te Yerebatan Sarnıcı’nın yanında sevimli bahçesinde hizmet veren Medusa’ya çevirmenizi öneririm. Bahçesindeki neşeli elma ağaçları, birçok antikacıdan özel olarak toplanmış kapılar ve daha birçok güzel dekoratif parça ile son derece özgün… Yenilenen menüsü ise sizi seçim yapmakta zorlayacak. Yemekler hem lezzetli, hemde sunumları çok başarılı… ![]() Baylan Bebek’teki Baylan’ın önünden geçeriz, tatlılarını yemeğe bayılırız, ancak hemen yan tarafındaki ayrı bir kapıdan girilen üst kattaki deniz tarafını hiç denediniz mi? Buradaki mükemmel manzara Bebek Camii’ne kadar uzanıyor. Özellikle akşamları Bebek’in bu güzel camisi ışıklarını açtığında ortaya muhteşem bir manzara çıkıyor. Alain Ducasse ile ekibinin katkılarıyla oluşturulan menüsü, hem kahvaltı, hem öğlen hemde akşam yemekleri için özenle hazırlanmış. Bebek Otel Bebek’in trafiğinden, kalabalığından uzak, gerçek Bebek keyfini yaşamak isteyenler, eğlence anlayışı sohbet etmek olanlar için akşam üzeri yada yemekten sonra Bebek Otel’in keyifli terası hala ilk sıralardaki yerini koruyor. ![]() Cremeria Milano Nereden bakarsanız bakın, nereyi tercih ederseniz edin ama son durak bir Kuzey İtalya klasiği olan Bebek’teki Cremeria Milano olmalı. Burası leziz gelato ve sorbettolarıyla size hindistan cevizinden, balkabağına, nutelladan, tiramisuya kadar birçok alternatif sunuyor. Önündeki masalarda yer bulabilirseniz sohbete dalıp tek top sınırını geçmiş olabilirsiniz, dikkatli olun..
Selin Bozkurt
|
Tiffany&Tomato 1990’lı yılların efsane markasıydı. Sedat Onur’a ait olan markanın mağaza sayısı 400’ü geçmişti. 1997 yılında zora girdi ve 35 milyon dolar borçla iflas etti. O marka geri dönüyor... Tiffany&Tomato 1990’lı yılların efsane markasıydı. Sedat Onur’a ait olan markanın mağaza sayısı 400’ü geçmişti. Bu önemli marka 1997 yılında zora girdi ve 35 milyon dolar borçla iflas etti. 1998’de ise Tiffany ve Tomato isimleri icradan ayrı ayrı satıldı. Tiffany ismini Modateks, Tomato adını da Juior Tekstil satın aldı. Tiffany ismi ise 2012’de Batik Örme’ye geçti. Batik Örme, Tiffany ismiyle mağazalar açarak markayı büyütmeye başlamıştı. Geçtiğimiz hafta yolumuz Maltepe CarrefourSA’daki Tiffany mağazasına düştü. Mağazanın ismi ve tabelasının değişmiş olduğunu gördük. Tıpkı efsane olduğu dönemlerdeki gibi Tiffany&Tomato olmuş. Batik Örme’nin sahiplerini aradık ancak ulaşamadık. Duyduğumuza göre firma, Tomato’nun da isim hakkını satın almış. Peki, Batik Örme ne zamandır ...




Yorumlar
Yorum Gönder